Binlerce yıllık geçmiş...
Hoşgörünün Merkezi “Medeniyetler Şehri” HATAY
Hatay
Buram buram her köşesi tarih kokan Hatay'ımızda 6 Şubat 2023'de meydana gelen büyük deprem felaketinde binlerce canımızı, sevdiklerimizi kaybettik. Evlerimiz, işyerlerimiz ve binlerce yıllık tarihi yerlerimiz maalesef depremle yerle bir oldu. Yaşadığımız bu büyük acı ve kayıplarımıza ithafen sadece fotoğraflarda anı olarak kalan "Eski Hatay'ımızla ilgili bu bilgileri derleyip, gelecek kuşaklara bir nebze olsun tarihimizi aktarmak için sayfamıza ekledik. Yeniden hep birlikte olmak dileğiyle...
Farklı kültürler yüzyıllardır bir arada...
Üç büyük dinin buluşma noktası olan medeniyetler şehri Hatay hoşgörü, birlik ve beraberliğin de simgesi. Kudüs dışında Hristiyanlığın yayılmaya başladığı ilk şehir olan Hatay, her zaman üç semavi din için önemli bir nokta olmuştur. Yüzyıllardır yöre halkı birlik,beraberlik ve barış içinde yaşamaktadır.
Hatay, İ.Ö. 300 tarihinde Selevkos. I. Nikator tarafından "Antiokheia" adıyla kuruldu. İ.Ö. 64 yılında serbest şehir statüsü ile Roma İmparatorluğu'na katılan Antakya, İmparatorluğun Suriye eyaletinin başkenti oldu. Hatay, İslam Dönemi, Bizans Dönemi, Haçlılar ve Selçuklular Döneminde de önemli bir merkezdi.
1516 yılında Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi sırasında Osmanlı hakimiyetine giren Hatay, dört asır Osmanlı hakimiyetinde, Halep Vilayeti Merkez Sancağı'na bağlı bir "Kaza Merkezi" olarak yönetilmiştir. Birinci Dünya Savaşı sonrası belli bir dönem Fransız İşgalinde kalan Hatay, 7 Temmuz 1939'da Anavatana katılmıştır.
Eski Hatay
Mitolojisiyle sizi alıp çağlar öncesine götüren, ayak basılmamış topraklarda uygarlıklar kurdurtan ve sonra aniden geri günümüze getirip sadece damağınızda değil aklınızda da kalacak lezzetler tattıran bir şehir HATAY... Hatay’ın gezilecek yerlerin tamamında büyük bir tarih dokusu vardır, başta Antakya ve İskenderun olmak üzere birçok önemli yerleşim yerlerini bünyesinde barındıran zengin bir tarihe sahiptir. Erken Hıristiyanlıktan günümüze kadar bu dinin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Hristiyanlığın bu kadar önemli olması Müslümanlar için de kentte bir rağbet yaratmış ve önemli İslam eserlerinin yükselmesini sağlamıştır.
Farklı dinden ve inançtan insanların sevgi, barış ve kardeşlik duyguları içinde bir arada yaşadığı Hatay’da, şehire gelen ziyaretçilerin bu topraklar için kullandığı ortak kelime: Hoşgörü!
St. Pierre Kilisesi
Hatay’da gezilecek tarihi yerlerden biri olan bu kilise, Antakya’nın Reyhanlı çıkışında, Habib-i Neccar Dağı’nın uzantısı olan Haç (Stauris) Dağı’nın eteğindeki kayalara oyulmuştur. 13 metre uzunluğunda 9.5 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde bir mağara (kaya) kilisesidir. İsa’nın ölümünden sonra Antakya Kilisesi’nin kurucusu ve ilk rahibi sayılan havari St. Pierre M.S. 29-40 yılları arasında şehre gelmiş ve ilk dini toplantısını burada yapmıştır. İsa’ya inananlara Hıristiyan (Hıristos) adı da ilk kez Antakya’da bu kilise cemaatine verilmiştir. St. Pierre Kilisesi, bugün Hıristiyanlığın ilk mabetlerinden biri ve hac mekânı olarak kabul edilmektedir. Günümüzde anıt müzesi olarak kullanılan yapı, Hıristiyan cemaati tarafından törenlerde ve St. Pierre Günü kutlamalarında kullanılmaktadır.
Habib-i Neccar Cami
Habib-i Neccar Cami
Hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlar için önemli bir yapı olan Habibi Neccar Camii Hatay’da gezilmesi gereken yerler arasındaydı ta ki 06 Şubat 2023 depremine kadar. Camii Antakya’nın Arapların himayesine girdiği 636 yılında Ebu Ebeyde Bin Cerrah tarafından fethin simgesi olarak inşa ettirilmiştir. Yapı Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde inşa edilen ilk cami olma özelliğini taşımaktaydı. Caminin adını taşıdığı Habibi Neccar ilk Hıristiyanlardandır. Kuranı Kerim’de de geçen vaka; Mesih havarilerinden Yuhanna ve Pavlus’u Antakya’ya gönderir. Havariler şehre girerken koyunlarını otlatan bir marangoz ile karşılaşır. (Neccar, marangoz demektir.) Havariler bu adama yardım eder ve yatalak oğulunu iyileştirirler. Bunun üzerine marangoz da İsa’ya iman eder. Ancak Tanrı’nın mesajını duyurmak için şehre gelen havariler şehirde pek hoş karşılanmaz ve hapse attırılır. Bunun üzerine Mesih üçüncü elçi olarak Barnabas’ı şehre gönderir. Halk onları istememekte ısrar eder ve öldürmeyi planlar. Durumu öğrenen Habibi Neccar halkı uyarmasına karşılık işkence altında can verir. Günümüzdeki yapı Osmanlı döneminde yenilenen yapıdır. Kubbe geçişleri pandantifle sağlanmış, son cemaat yerinde çapraz sivri tonozlar örtü sistemi olarak kullanılmıştır. Mermer minber ve mihrabın üzerindeki vitray cam dikkat çekicidir.
Haron – Cehennem Kayıkçısı
Haron – Cehennem Kayıkçısı
Hatay’da gezilecek mitolojik yerlerden biri de bu kaya kabartmasıdır. St. Pierre Kilisesi’nin bulunduğu tepenin biraz daha yukarısındadır. Patika bir yoldan 10 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılır. Helenistik dönemde Antiochus IV. Epiphanes (M.Ö. 175 ¬164) döneminden kalan ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak adlandırılan bir kaya kabartması eseridir. IV. Antiochus döneminde kentte yayılan veba salgınının durdurulması amacıyla kâhinlere danışılmış, onların tavsiyesi üzerine de kente yukarıdan bakan dağ üzerinde böyle bir kabartmanın yapılması kararlaştırılmıştır. Büst, başında örtü bulunan ve tamamlanmayan bir kadın portresini andırmaktadır. Salgının durması ile kabartmanın yapımı yarıda bırakılmıştır.
Antakya Surları
Antakya Surları
Antakya şehir surları Hatay’da gezilecek yerler arasındadır; sırasıyla Selevkos, Tiberius, Teodisius ve Justinianus tarafından yaptırılmıştır. Selevkos ve Roma dönemlerinde daha uzun ve yüksek olarak yapılan surların üzerinde 360 tane nöbet kulesi ve Habib-i Neccar Dağı’nın en yüksek ve sarp tepesi üzerinde bir iç kale bulunuyordu. Bugün surların sadece Hacıkürüş deresine bakan yamaçlarındaki bazı bölümleri sağlam kalmıştır.
Arkeoloji Müzesi
Arkeoloji Müzesi
Dünyanın 3. Büyük mozaik müzesi olan Hatay Arkeoloji Müzesi, Hatay’da gezilecek önemli eserlerin bulunduğu nadir yerlerden biridir. Şehir merkezinde bulunmaktadır. Arkeoloji Müzesi’nin ilk binasının yapımına 1934 yılında başlanmış, 1948 yılında ziyarete açılmıştır. Şu anda kullanılan modern yeni müze binası ise 2014 yılında hizmete açılmıştır. Müze, mozaik koleksiyonu bakımından çok zengindir. Bünyesinde çeşitli dönemlere (Prehistorik Çağ, Demir Çağı, Helen, Roma, Bizans) ait olan ve Harbiye, Antakya, Aççana, Samandağ ile İskenderun’da bulunan eserler sergilenmektedir.
Katolik Kilisesi
Katolik Kilisesi
Kurtuluş Caddesi üzerinde bulunan yapı Katolikler tarafından kilise ve okul olarak açılmıştır. Daha sonrasında gelen Fransız rahipler ise buraya manastır kurmuşlardır. 1852 yılında dönemin padişahından bir Katolik kilisesi kurmak için izin almışlar ve bu kiliseyi yapmışlardır.
Medeniyetler ŞehriHatay
Sokullu Külliyesi
Sokullu Külliyesi
Hatay’da gezilecek yerler arasındaki Payas’ta bulunan Külliye, kervansaray, Pazar, Hamam, Cami ve Medreseden oluşan Sokullu külliyesi, önemli Osmanlı mimari örneklerindendir. Külliyenin tamamı Sokullu Mehmet Paşa tarafından, Mimar Sinan’a 1574 yılında yaptırılmıştır.
Pazar Yeri
Pazar Yeri
Külliyenin orta yerindedir. Üzeri tonozla örtülüdür. Dört kapılı çarşının iki tarafında dükkanlar bulunmaktadır.
Kervansaray: Pazarın doğu tarafındaki kapıdan girilmektedir. Bir avlu etrafında üzeri kubbeli hücre şeklindeki odalardan oluşmaktadır. Avlunun çevresi 5-6 metre yüksekliğinde bir duvarla çevrilmiştir.
Hamam
Hamam
Pazarın kuzeybatı tarafında bitişik, kırmızı ve siyah taşlardan yapılmış olup, soğuk, ılık ve sıcak olmak üzere üç ayrı bölümden oluşmaktadır.
Antakya Havrası
Antakya Havrası
1700 yıllarında, Kurtuluş Caddesi’ndeki bir binadan dönüştürülen Sinagogda bulunan mukaddes kitap “Tora” ceylan derisi üzerine İbranice yazılmış olup, yaklaşık 500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Musevi cemaati düzenli olarak burada ibadetlerini yapmaya devam etmektedir.
St. Simeon Manastırı
St. Simeon Manastırı
Stilitler tarikatının kurucusu Saint Simon Stilit (İ.S.389- 459) olarak kabul edilmektedir. Kilikya ile Suriye’nin birleştiği sınır bölgesinde doğduğu ve genç yaşta Antakya’da yaşamaya başladığı görülmektedir. Simon bir manastırda aldığı temel din eğitiminden sonra kendini kentin dışında bir hücreye kapattı. Burada 3 yıl yaşadıktan sonya kentin yakınında bir dağa çıkarak, burada kendini bir kayaya zincirledi ve çevresine çizdiği bir çemberin dışına çıkmadan yaşamaya başladı. Sabrı, dayanıklılığı ve inancı kısa zamanda duyulduğu için Hıristiyanlık dünyasının her yanından hastalar, dertliler, çaresizler vb. Simon’a akmaya başladılar. Başlangıçta Simon biraz yüksekçe bir yere çıkarsa biraz soluk alabileceğini düşünmüş olmalıydı. Zamanla tepesine tünediği sütunun yüksekliği arttı. Son sutuna 13 m. olup en tepesinde 2 m2 genişliğinde bir bölüm vardır. İnsanlardan yatay olarak kaçma umudunu yitiren Simon’un dikey olarak kaçmaktan başka çaresi kalmadığını söyleyenler de çıkmıştır. Terk-i dünya tarikatının merkezi olarak bilinen St. Simon Manastırı, Samandağ-Antakya arasında Antakya’ya 18 km. uzaklıktadır.
Cami ve Medrese
Cami ve Medrese
Pazarın güneybatı bitişiğinde, yüksek bir kubbe ile inşa edilmiştir. Caminin kuzey tarafında yer alan ve kapıları avluya açılan 14 adet kubbe oda medrese eğitimi görenler için yapılmıştır.
Uzun Çarşı
Uzun Çarşı
Hatay’ın turistik mekanlarının başında gelen Hatay Uzun Çarşı keyifli zaman geçirebileceğiniz bir diğer durak Hatay’da. Hem geleneksel el sanatlarını yakından tanıyabileceğiniz, hem yöresel gıda ürünleri ve hediyelik eşya alabileceğiniz Hatay Uzun Çarşı’ya birkaç saatinizi ayırabilirsiniz.
Harbiye
Harbiye
Hatay gezilecek yerler listemizin sonunda eğlence yerleri, tapınakları, köşkleri ile ünlü olan Harbiye’ye yer veriyoruz. Harbiye, Antakya’ya 6 km uzaklıktadır. Tarihi, Helenistik ve Roma Dönemi’ne dayanmaktadır. Bu dönemde çağlayanları ile oldukça ünlenmiştir. Şu anda Antik Dönem’e ait yapılar bulunmamaktadır.
HATAY'ın EŞSİZ LEZZETLERİNDENKÜNEFE
HATAY'ın EŞSİZ LEZZETLERİNDEN
KÜNEFE
Hatay’ın sembolleri arasında yer alan künefenin yemek kültürü içindeki yeri apayrıdır. Antakya’da künefelik yiyeceklerin üretiminden tüketimine kadar geçen süreçte pek çok geleneği bir arada görmek mümkündür. Künefenin önemini Antakya merkezinde bulunan künefecilerin çokluğundan da anlamak mümkündür. Evlerde de aynı şekilde künefe yapımı gerçekleştirilmektedir.
Bir yanda binlerce yıllık tarih, bir yanda sadece fotoğraflarda kalan onlarca tarihi mekan... 06 Şubat 2023 depreminden sonra Hatay'da deyimi yerindeyse taş taş üstünde kalmadı. Maalesef bu tarihi yerlerden bir bölümü maalesef hem bizler hem de gelecek nesiller için bir daha görülemeyecek...
Hayatta kalan ve mecburen herşeyi geride bırakıp buralardan uzaklarda yeni bir hayat kurmaya çalışan herkes bir gün yeniden burada güzel Hatay'ımızda, bir kez daha "hayat" bulacak...
Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır, geride kalan herkese daha güçlü ve daha güzel yarınlar diliyoruz.. Allah bir daha böyle bir büyük bir acı ve kaybı hiçbirimize yaşatmasın.
Bu sayfada kullanılan resimler ve yazıların tamamı internetten derlenmiştir.

Bize Yazın